Kan çıbanı, vücutta kıl diplerinde ve etrafında oluşan iltihaplı lezyonlardır. Bu tıpta fronkül olarak tanımlanır. Bazen ter bezlerindeki iltihaplanma da kan çıbanı oluşumuna neden olabilir. Kan çıbanı genellikle stafilokok adlı mikroorganizmanın etkisiyle oluşur. Genellikle giysilerin ciltle temas ettiği alanlarda oluştukları gözlenir. Bu nedenle en fazla bileklerde, sırtta, omuzda, kaba etlerde, ensede, yüzde, burunda, boyunda kan çıbanı oluşabilir. İlk belirtisi ciltteki kaşıntıdır. Kaşıntının giderek acıya dönüşmesi ve etkilediği alanın genişlemesiyle birlikte, bölgede kızarıklık başlar. Giderek bölgede sertlik oluşur, elle dokunulduğunda sıcaklık hissi gelir.

Kan çıbanında kıl ağzında irin belirgindir. Bu oluşumda kırmızı şişkinlik ve ağrı belirgindir. Bazı kişilerde ateşin yükselmesiyle birlikte, etraftaki lenf bezlerinde şişme ortaya çıkabilir. Kan çıbanının olgunlaşmasıyla birlikte içindeki irinin bir bölümü akar. Boşluk oluşan alanda iyileşmeyle birlikte iz kalabilir. Bazı hastalarda ise, kan çıbanı iyileşirken, başka bölgede yenisi çıkar. Bu yayılma fronküloz olarak tanımlanır.

Vücutta en fazla dış kulak yolunda, tırnak kenarlarında oluşan kan çıbanlarında ağrı olur. Burun çevresinde ve dudaklarda oluşan çıbanlar daha tehlikelidir. Bunun sebebi bu alanlardaki kan ve lenf damarlarının kafa içiyle irtibat halinde olması, menenjit ve damar tıkanıklığı riski oluşturmasıdır. Bu hastaların daha özenli bir şekilde takip edilmesi, dinlenmelerinin sağlanması gerekir. Yüz hareketlerinin kısıtlanarak, etkin bir tedavi uygulanmalıdır.

Kan çıbanı olgunlaşmadan sıkılmamalıdır.

Kan çıbanı oluşmasına neden olan mikropların kana karışması halinde, vücutta başka bölgelerde apse, kemik iltihabı, böbrek iltihabı, kalbin iç yüzünde iltihap meydana gelebilir. Bu nedenle çıbanlar özenle takip edilmeli ve içindeki irin boşaltılmalıdır. Henüz yeni başlamış, olgunlaşmamış olan çıbanlar sıkılmaya çalışılmamalıdır. Bu yapıldığında çıbanın içindeki mikropların etraftaki kılcal damarlara girmesi ve kan dolaşımı sayesinde vücuda yayılması kolaylaşır. Bu tehlike çanlarının çalmasına neden olabilir.

Olgunlaşmayan çıbanlar için, sıcak suya batırılan bezle pansuman yapılmalıdır. Bu iltihabı dağıtmaz, toplamasına neden olursa, çıban merhemi kullanılmalıdır. Kara merhem olarak bilinen kremi çıbanın üzerine koyarak, üzerine sıcak bir bez kapatılır. Bu durumda çıban kendiliğinden akarsa, cerrahi müdahaleye gerek kalmaz. İrini akan kan çıbanlarına binde birlik rivanol çözeltisi ya da oksijenli su kullanılarak pansuman yapılır. Bunun üzeri yeniden kara merhem sürülerek kapatılır. Bu aşamada hissedilen ağrı için ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir. Özellikle B vitamini bakımından zengin bira mayası, B kompleks vitaminlerinin kullanılması yararlı olur. Evde 100 gram tereyağı ve 50 gram kükürtle elde edilecek merhemle de kan çıbanının akıtılması sağlanabilir. Kan çıbanı genellikle bağışıklık sisteminin zayıflaması halinde oluştuğundan, öncelikle vücut direnci sağlanmalıdır. Düzenli beslenme sayesinde çıban oluşumundan korunmak mümkün olabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir